MATEMATİK FOBİK MİSİNİZ?

Matematik NANKÖRDÜR!

MATEMATİK FOBİK MİSİNİZ?

 

MATEMATİK NANKÖRDÜR!!

"Kediler yemek yerken gözlerini kapatırlar çünkü yemeği ona vereni görmezden gelirler. Kedilere bunun için nankör denilir" .Matematik de nankördür çalıştığın konuyu bilmez; verimini hemen alamazsın. Mutlaka tekrar yapmalısın ve soru çeşitlerini bilmelisin bir konuyu bilmek matematik için o konu ile ilgili kaç çeşit soru çözdüğünle doğru orantılıdır. Zamanınız azsa soru çözerken seçici olmalısınız. Diyelim ki Doğal Sayılar konusuna test kitabından çalıştın ve konu olarak anladın. Aferin! ama onun ne kadarını hallettin biliyor musun sadece yüzde 20'sini.

NE YAPMALIYIM!

  • İlk olarak konuyu tekrar et.
  • Çözümlü soruları yap.
  • Konunun soru dağılımına ve konunun zorluğuna ve kalan zamana göre soru çöz.(En az 60 diyelim).
    Çözemediğin sorular varsa sevin doğru yoldasın demektir ve üzerine mutlaka ama mutlaka düş.(UNUTMA SENİ ÇÖZDÜĞÜN DEĞİL ÇÖZEMEDEĞİN SORULAR İLERLETECEKTİR.)
  • Konu ile ilgili çıkmış soruları bul ve çöz

İşte bunlardan sonra o konu yüzde 95 halledilmiştir. Yüzde 5 i de senin bu denilenleri ne kadar ciddiyetle yaptığınla alakalıdır.

BAMBU AĞACI !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Bambu ağacının yetişmesi, matematikte başarılı olmada olumlu ısrar için güzel bir örnektir. Çinliler bu ağacı şöyle yetiştirirmiş:     Önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir. Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz. Tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. Fakat inatçı tohum bu yıllarda da filiz vermez. Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler.   Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa  bir sürede boyu yaklaşık 27 metreye ulaşır.

Akla gelen ilk soru şudur:Çin bambu ağacının boyu 27 metreye, altı haftada mı yoksa beş yılda mı ulaşmıştır? Bu sorunun cevabı tabii ki beş yıldır. Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi, ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edebilir miydik.
Buradan şu çıkıyor:"Ben 1 aydır çalışıyorum ama netlerim hala aynı demeyin sabret netlerinin birden arttığını göreceksin. Matematik ya öğrenilir ya da vazgeçilir ortası yoktur.Vazgeçme sen de öğrenenlerden ol!

Sıkça Sorulan Sorular: Matematik Yapmasam Olur Mu?

Ben matematik yapmasam da Türkçe yapsam, Sosyal yapsam Olur mu? Hayır olmaz Olmaz, Olmaz, Olmaz...İyi bir gelecek istiyorsan,meslek sahibi olmak istiyorsan güzel lisede hatta üniversitede okumak istiyorsan. Matematik bileceksin çünkü herkes Türkçeyi ve Sosyal'i yapıyor. Sanma ki sadece sen yapıyorsun sözeli. Sözel ile yakalar Matematikle geçersin. Yani arabaların turbo vitesi olur ya işte Matematik te odur.


Matematik Dersini Ben Asla Yapamam …

Öğrenilmiş çaresizliktir psikolojide bunun adı; beyefendi hanımefendi yapamazmış.

Temeli yokmuş, çok geride kalmış, öğretmeni kötüymüş, sevmiyormuş muşta muş muş. Buna kim inanır …J

 

 

KİM KORKAR MATEMATİKTEN?

 Neden matematik öğreniyoruz? Konuştuğunuz herkesin matematikle ilgili söyleyecek bir şeyleri vardır. Bazı insanlar matematiği sever, kimileri ise pek hoşlanmaz.

Bazı öğrencilere göre matematik birçok kural ve formülden oluşan bir derstir. Kimine göre ise, matematik hayatın içindedir. Alışverişte bir şey satın alacağımız zaman, yemek yaparken kullanacağımız malzemenin ölçüsünü ayarlarken, ya da bir bina inşa ederken, yani sık sık kullandığımız bir şeydir. Öyleyse Matematik sadece sayılardan ibaret bir ders midir? Elbette sayıların önemi tartışılmaz; fakat Matematik aynı zamanda, ilişkileri görmeyi, sebeb-sonuç ilişkisini kurabilmeyi, okuma ve yazmayı, tabloları, resimleri, grafikleri yorumlayıp kullanabilmeyi içerir. Bulmaca çözmek, gazete okumak gibi gündelik faaliyetlerimiz aynı zamanda bizim için birer matematik alıştırmasıdır.

Matematik sınavında heyecanlanıyorum.                     
Ders zamanı ayaklarım geri geri gidiyor .         
Tahtaya kalkmak benim için bir kâbus.                    
Konular daha zorlaşacak mı?

Matematik kaygısı!

“Matematik dersine gireceğim zaman ayaklarım geri geri gidiyor. Derste tahtaya kalkmak benim için bir kabus. Derste soru sormaya çekiniyorum. Şimdi bazı işlemleri anlayabiliyorum ama ileride konuların daha zorlaşacağından endişeleniyorum. En fazla matematik sınavına gireceğim zaman heyecanlanıyorum. Sınava nasıl hazırlanacağımı bilmiyorum. Derste konuları anlıyorum; ama eve geldiğimde, sanki hiç sınıfta bulunmamışım gibiyim. Matematik dersinden kalmaktan korkuyorum.”

Yukarıdaki ifadeler sizden bir şeyler barındırıyorsa, matematik kaygısı taşıyor olabilirsiniz. Matematik kaygısı, matematik dersine karşı duyulan duygusal bir tepkidir. Geçmişte yaşanmış olumsuz ve deneyimlerden kaynaklanır. Bu, ileriki öğrenmeleri de engeller.

MATEMATİK KORKUSUNDAN NASIL KURTULABİLİRSİNİZ!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Öncelikle matematiksel geçmişinizi tespit edin

İşlem kabiliyetiniz yetersiz ise matematiğin temel konularını çalışmakla işe başlayabilirsiniz. İşlem kabiliyeti, matematiğin ABC’si gibidir. Nasıl ki harfleri bilmeden okuma-yazma öğrenemezseniz; işlem yapmayı bilmeden matematiğin diğer konularını öğrenmeniz mümkün değildir.

Eğer işlem kabiliyetiniz düşük ise ders çalışmaya dört işlem, rasyonel sayılar ve işlemler, köklü ve üslü ifadeler, çarpanlara ayırma, özdeşlikler konularıyla başlayabilirsiniz. İlköğretim öğrencileri özellikle dört işlem kabiliyetini (toplama, çıkarma, bölme, çarpma) çok iyi edinmiş olmalıdır.

İşlem kabiliyetiniz iyi, fakat konuları anlamakta güçlük çekiyorsanız; ders çalışırken konuları kavramaya daha fazla vakit ayırmalısınız. Özellikle matematiğin en güç alanı çeşitli problem tiplerini birbirinden ayırt edebilmektir. Yani hangi problem nasıl çözülür? Bu ayırımı yapabilme seviyesine gelene kadar konu çalışmasına devam edin. Birçok matematik kitabının sonunda konu tekrar problemleri vardır. Her konunun sonundan bir problem seçerek, bu problemler arasındaki farklılıkları not edin. Her problemin çözümü için yapmanız gereken, ilk basamağı yazın. Mesela; OBEB ile OKEK problemleri arasındaki fark nedir? Yaş problemleri ile işçi problemlerini nasıl ayırt ederim ve her biri için işleme nasıl başlarım gibi. Güçlük çektiğiniz konuları asla atlamayın. Onları iyice öğrenmeden yeni konuya geçmeyin. Örnek problemleri işlem basamaklarını iyice kavrayana kadar tekrar tekrar çözün. Bunun vakit alacağını da aklınızdan çıkarmayın.

İşlem kabiliyetiniz iyi, konuları anlıyor fakat çok hata yapıyorsanız; konu çalışmasından çok pratik yapmaya zaman ayırmalısınız. Bir konuda kendinizden emin olana kadar çok örnek çözün. Problem çözerken yanınızda bir saat bulundurun ve bir müddet sonra gittikçe kısalan sürelerde problemi çözüp çözemediğinizi kontrol edin.

 

 

Konuları küçük parçalara ayırın ve basit örneklerden zor örneklere doğru ilerleyin

Matematik dersinde elde edeceğiniz başarılar, geçmiş olumsuz deneyimlerinizin izini silecek, gelecek öğrenmeleriniz için yol açacaktır. Bunun için eksiklerinizi bir an önce telafi etmeye başlayın. Basit konuları çok iyi anlayana ve problem çözümünde yeterince otomatikleşinceye kadar soru çözmeye devam edin.

Olumsuz iç konuşmalara son verin

‘Bunu asla anlayamam, bu problemi çözmem imkansız, başaramayacağım’ gibi içinizde sürekli tekrarlanan iç konuşmalarınıza kulak vermeyin. Olumsuz iç konuşmaların insana hiçbir faydası yoktur. Bu konuşmalardan kurtulmak için şu yöntemi kullanabilirsiniz:

Olumsuz iç konuşmalarınız başladığı zaman gözlerinizi kapatın ve konuşan sesi bir hoparlör gibi düşünün.

Şimdi bu sesi (hoparlörü) öne çağırın gelsin. Ne diyor? Bu sese ihtiyacınız var mı? Size bir faydası var mı? Eğer cevabınız olumsuz ise o hoparlörün sesini kısın, artık hiçbir şey söyleyemesin.

Ya da o sesi kaale almadığınız(önemsemediğiniz) biri karşınızda konuşuyormuş gibi düşünün (mesela bir çizgi film karakteri gibi)

MATEMATİK DERSİNE NASIL ÇALIŞILIR?

1. İhtiyaç duyduğunuzda öğretmeninizden ya da bilen bir kişiden yardım isteyin. Yapamadığınız soruların yanına bir işaret koyun. Ev ödevlerinde yapamadığınız soruları atlamayın. En kısa zamanda bu soruların çözümlerini bilen birinden öğrenin.

2. Sadece öğretmeni izleyerek konuyu anlayamayacağınızı unutmayın. Mümkün olduğunca çok örnek çözün.

3. Kuralları, formülleri, işlem basamaklarını küçük kartlara yazın. Bu kartlardan birini rastgele çekerek kural veya formül hakkında neler bildiğinizi kontrol edin. Bunu arkadaşlarınızla ya da aile fertlerinizle bir oyun haline getirebilirsiniz

4. Bir arkadaşınızla birlikte çalışın. Araştırmalar, grupla çalışan kişilerin yalnız çalışanlara göre daha iyi performans gösterdiklerini ispatlamıştır. Zaman zaman birbirinizin işlemlerini kontrol edin.

5.  Konunun başlığını muhakkak yazın. Eve geldiğiniz zaman ödev yapmaya başlamadan önce defterinizdeki başlığı renkli bir kalemle çizin. Bu sizin ne yaptığınızı görmenize yardımcı olacaktır.

6. İşlem yaparken her basamağın yanına ne yaptığınızı kendi kelimelerinizle tekrar not edin.

NİYE MATEMATİK EN KORKUNÇ DERS?

Matematik, endüstrileşmiş toplumun hemen hemen her ürününde var. Hiçbir gökdelen, hiçbir cep telefonu veya antibiyotik matematik olmadan geliştirilemezdi. Gündelik yaşamda ne kadar çok matematik bilgisi varsa bunları kullanmak için o kadar az matematik bilgisi gerekiyor. Avrupa genelinde yüz binlerce öğrenci OECD adına uluslararası bir uzman ekibi tarafından hazırlanan “Programme for International Student Assessment”ın soru formlarını doldurdu. Araştırma daha çok öğrencilerin matematik kabiliyetini ölçmeye dayanıyordu. Türkiye 40 ülke arasında matematikte 33. sırada, okumada 33. sıra ve tabiat bilimlerinde 35. sırada kaldı.

Matematik soruları, ezbere dayanmayan problemlerden oluşuyordu. Öğrencilerden formüllerle uğraşmak yerine matematiğin dünyada oynadığı rolünü kavrayarak, mantıklı bir şekilde uygulamaları istendi.

Gündelik yaşamdaki soruların matematik diline çevrilmesi eğitimciler tarafından dilimize aşağı yukarı ‘matematik okuryazarlığı’ olarak çevrilebilecek, “Matematical Literacy” olarak adlandırılmakta. Başarılı Pisa öğrencileri her test sorusu için uygun formülü aramak zorunda olmasalar da, soruyu çok iyi anlamak zorundadırlar.

Matematik korkutan bir ders olmamalı. Öğrencilerin sayılarla ilgili bilmece dünyasına olan meraklarını uyandırmak mümkün. Ve bu, sayılarla çevrili bir dünyada pek de şaşırtıcı olmasa gerek.

(Der Spiegel, 50/2004 / Bilimteknik)

 

 

KENDİ KENDİNE MATEMATİK NASIL ÇALIŞILIR?

Hemen her ders için işe yarayacak basit bir çalışma planı yapalım. Önce bunda başarılı olmaya çalışın ilerde daha karmaşık planlarda deneyebilirsiniz. Unutmayın ki planların başarısız olma nedenlerinden biri de çok fazla ayrıntılı olmasıdır. Ben size en esnek çalışma önerilerini sunacağım.

Konu anlatımını okuyun.

Örnek soruları ve nasıl çözüldüğünü inceleyin.

Çözüme bakmadan birde kendiniz çözmeyi deneyin.

Bir çözümlü soru bankası alın.

Soruları çözmeye çalışın çözemediğiniz soruya bir yıldız koyup çözümünü inceleyin.

Çözüme bakmadan tekrar aynı soruyu kendiniz çözmeye çalışın.

Tüm testi bu şekilde bitirdikten sonra çözebildiğiniz soruların çözümleri ile kitabın çözümlerini karşılaştırın. Benzer ve farklı yanlarını inceleyin.

Bir gün sonra işaretlediğiniz soruları tekrar çözmeye çalışın. Çözemezseniz bir yıldız daha koyup tekrar çözümü inceleyin.

Yukarıdaki sistemi tüm soruları rahatlıkla çözene kadar tekrarlayın. Göreceksiniz ki bir süre sonra tüm sorular çok kolay görünmeye başlayacak.

 

BAŞARISIZ OLMA NEDENLERİ

En çok başarısız olma nedeni yeterli kararlılığa sahip olmamaktır.

Eğer çalışmaya niyetiniz yoksa, ders çalışmamak için ders çalışma yöntemleri, planları arayarak vicdanınızı rahatlatmaya çalışıyorsanız bu öneriler pek size göre değil.

Zaten hayatın her aşamasında göreceksiniz ki doğru yöntemlerle sabırla çalışmanızı sürdürmeniz gerek. Ben çalışmadan iyi yerlere geleyim, piyangodan para çıksın, dedemden evler dükkânlar kalsın gezeyim dolaşayım diyorsanız ders çalışma önerileri size bir fayda sağlamayacaktır.

Ben mutlaka çalışarak bir yerlere gelmeliyim başka şansım yok diyorsanız bu yazılanları dikkate almanızı tavsiye ederim.

 

 

 

                                                                                                       Dr. Hüseyin KOÇ

                                                                                                  Matematik Öğretmeni

2490 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın